Genel

ALANYA’NIN FETHİNİN 800. YIL DÖNÜMÜ KUTLAMALARI COŞKU DOLU LANSMANLA BAŞLADI

Alanya’nın Sultan Alaaddin Keykubat tarafından fethinin 800. yıl dönümü kutlamaları, Alanya Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen lansman ile başladı. Coşkulu anlara sahne olan törende konuşan Başkan Yücel, “Bu şehir bizim, bu coşku bizim, bu gurur bizim” dedi.

Sultan Alaaddin Keykubat’ın Alanya’yı fethinin 800. yıldönümü
kutlamaları şerefine tertiplenen etkinlikler, Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda
düzenlenen lansman ile başladı. COVID-19 tedbirleri kapsamında katılımın
kısıtlı olduğu lansmana Antalya Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Alanya Kayamkamı
Fatih Ürkmezer, Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Celal Tekin, Alanya Alaaddin
Keykubat Üniversitesi Rektörü Ekrem Kalan, Alanya Hamdullah Emin Paşa
Üniversitesi Rektörü Ali Ekrem Özkul, Milliyetçi Hareket Partisi Antalya İl
Başkanı Hilmi Durgun, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya İlçe
Emniyet Müdürü Alper Avcı, İlçe Garnizon Komutanı Yarbay Burak Mindivanlı,
Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi Antalya
eski Milletvekili Hüseyin Yıldız ve Gazipaşa, Sarıveliler, Güneyyurt, Göktepe,
Kazancı Belediye Başkanları ile kurum müdürleri, oda ve dernek başkanları ile
çok sayıda tarihçi ve eğitimci katıldı.

“BU KADİM ŞEHİR HEPİMİZİN”

Lansman öncesi çeşitli sahne
performansları sergilenirken, ünlü Türk Opera Sanatçısı ve Tenor Hakan Aysev de
katılımcılara konser verdi. Performansların ardından programın açılış
konuşmasını Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel gerçekleştirdi. Başkan
Yücel katılımcıları; “Bizi, bir araya getiren 8 asrın ve gelecek asırların
kahramanları, İki Denizin Sultanı, Ulu Hakan, Sultan Alaaddin Keykubat’ın
başkentine, hoşgörünün şehrine, sabrın, merhametin, şefkatin, doğruluğun, sır
tutmanın, cömertliğin, sadakatin, rabbine şükredenlerin şehrine, 800 yıldır
güven ve huzurun hüküm sürdüğü, özgürlüğün kanatları altındaki, Alanya’mıza hoş
geldiniz. Sizleri, asırlardır tüm görkemiyle dimdik ayakta duran; Süleymaniye
Cami’yle, Alanya Kalesi’yle, Tersane’yle, Kızıl Kule’yle, Syedra Antik
Kentiyle, Alara Kalesi’yle, Mescidlerimiz, evliyalarımız, yatırlarımızla, toprak
altında yatan manevi hazinelerimizle, Sultan Alaaddin Keykubat ve onun kutlu
ordusuyla, Kadim şehir Alanya’nın tüm güzellikleriyle, Selamlıyorum” sözleriyle
karşıladı.

“FETİH COŞKUSU
PANDEMİDE BİZLERE UMUT OLSUN”

“1221 yılından bugüne Alanya’nın
Fethi’nin 800. yılını kutluyoruz” diyen Başkan Yücel, “Fethimiz mübarek olsun.
İstedik ki, bu yıl çok farklı bir kutlama programı yapalım. Dünyayı, başta
sağlık olmak üzere sosyal ve ekonomik olarak etkileyen, milyonlarca insanın
ölümüne neden olan pandemi dolayısıyla üzücü ve zor bir süreçten geçiyoruz. Bu
süreçte, geleceğin belirsizliğinde kaybolmaktansa, hep birlikte geçmişin sağlam
köklerine tutunarak, güçlenelim istedik. İnanıyorum ki, fetih coşkusuyla karamsarlığı
bir kenara bırakıp, yüzyıllardan akarak bizlere taşınan efsuni dinginlikte
huzur bulacağız. Birlik ve beraberlik içinde geleceğe daha umutla bakacağız”
diye konuştu.

“BU DESTAN CESUR
İNSANLARIN DESTANI”

Başkan Yücel, konuşmasının devamında
şu ifadeleri kullandı: “Bugün, özgürlüğün kanatları altında bir fethi, bir
milleti, bir ulusu ve 8 asırlık destansı bir tarihi anlatmak için buradayız. Bir
destan ki; azimle, kararlılıkla, Alanya Kalesi surlarına dayananların destanı,
hemen vazgeçmeyenlerin, sabırla netice almayı bekleyenlerin, fethettiği
topraklarda yaşayanlara merhametle yaklaşanların, onlara cömertçe
davrananların, cesur insanların destanı. Sır tutmayı bilenlerin, Rabbine
şükretmekten hiçbir zaman vazgeçmeyenlerin, doğruluktan ayrılmayanların, birbirlerine,
ulusuna ve milletine sadık olanların, destanı bu. Biz Türklerin destanı.

“BU
COŞKUYU TÜM YILA YAYACAĞIZ”

Bu şanlı fetih destanını bir yıl
boyunca çeşitli etkinlik ve programlarla kutlayacağız. Alanya’yı fetheden
Sultan Alaaddin Keykubat ve ecdadımızı hayır ve dualarla anacağız. Bu şehri
Türklükle, Müslümanlıkla, ezanla, iyilik ve güzelliklerle buluşturan karaların
ve denizlerin sultanı Alaaddin Keykubat’tır. Biz, Alanya’yı, Türk-İslam
Medeniyeti ile tanıştıran, yoğuran, bizlere bu eşsiz mirası bırakan Alaaddin
Keykubat’tan ve o güzel ordudan razıyız. Allah da onlardan razı olsun.

“SELÇUKLU
DEVLETİNİ DÜNYA DEVLETİ YAPAN BİR KAHRAMAN”

Sultan Alaaddin Keykubat, denge ve
savunma siyasetini çok iyi bilen deha bir devlet adamı ve komutandı. Alanya’yı
kuşatmış, 2 ay süresiyle kararlılıkla beklemiş, bölge halkını ikna ederek, hiç
kan dökmeden engin hoşgörüsüyle Alanya’yı topraklarına katmıştır. Fetihten
sonra hiç kimsenin dini inançlarına karışmamış, geniş bir özgürlük tanımış,
halkına refah ve zengin bir yaşam sunmuştur. Türkiye
ve dünya literatürünün en ünlü Selçuklu Sultanı unvanına sahip olan 1. Alaaddin
Keykubat’ın esas gayesi, denizlere de hakim olarak Selçuklu Devletini
bir dünya devleti yapmaktı.

“ALANYA’NIN
FETHİ SADECE BİR TOPRAK KAZANIMI DEĞİLDİR”

Bu nedenle; Alanya’nın fethi, sıradan
bir kıyı kentinin Selçuklu topraklarına katılması değildir. Alanya’nın fethi,
Ortaçağ siyasi tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Alanya’nın fethiyle,
Sultanlığın gücü Akdeniz’e yayılmış, askeri ve siyasi bakımdan stratejik öneme
sahip bir liman kenti elde edilmiştir. Selçuklu Devleti’nin Akdeniz
sahillerindeki sınırları, Silifke’ye kadar uzanmıştır. Alaaddin Keykubat,
rüyalarında kendisine ilham olunan Alanya’yı fetih ettikten sonra verdiği ilk
emirle, beylerini toplayıp, camilerden ezanlar yankılansın istemiştir.
Sonrasında bir ferman çıkartarak, tüm ressam, sanatkar, usta ve mimarlara,
saray ve medrese yapılması emrini vermiştir. Büyük bir yapılaşma hamlesi
başlatan Keykubat, ortaya koyduğu sayısız eserlerle Alanya’yı, Türk- İslam
medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri yapmıştır.

“ÇAĞIN
ÖTESİNDE BİR VİZYONA SAHİPTİ”

Konya Kalesi büyüklüğünde yapılmasını
istediği surlar, döneminin ilk ve tek örneği olan Kızıl Kule, deniz ticaretini
geliştirmek için inşa ettiği Tersane, Alaaddin Keykubat’ın vizyonunu, ileri
görüşlülüğünü, ferasetini ortaya koyan en önemli Selçuklu yapıtlarıdır. Sultan
Alaaddin Keykubat, tersaneyi inşa ederek, burada büyük gemiler yaptırmış ve çok
güçlü bir donanma kurmuştur. Alâiye’yi mamur bir
Selçuklu limanı haline getirmiş, bölge ticaretindeki konumunu son derece
güçlendirmiştir. Çağın çok ilerisinde büyük işlere ve başarılara imza
atmıştır.

“BİZİM
YOLUMUZ FETHEDENLERİN YOLUDUR”

Ulu Sultan, Alanya’ya çok değer
vermiş, burada evlenmiş, elçilerini burada ağırlamış ve ömrünün sonuna kadar
Alanya’yı kışlık başkent olarak kullanmaya devam etmiştir. Türk Milleti olarak
şanlı tarihimizde Alanya’nın fethi gibi nice fetihlerle adımızı dünya tarihine
yazdırmışızdır. Bizim yolumuz; Anadolu’nun kapılarını Malazgirt’te Türkler’e
açan Sultan Alparslan’ın yoludur. Bizim yolumuz; kurduğu küçük bir beylikten,
dünyaya hakim olan Büyük Osmanlı Devletini var eden Ertuğrul Gazi’nin, Osman
Gazi’nin yoludur. Bizim yolumuz; Peygamberimizin ‘İstanbul
mutlaka fetih edilecektir. Onu fetih eden komutan ne güzel komutan, o ordu ne
güzel ordudur’ methine mazhar olmak için 21 yaşında İstanbul’u fetheden, çağ
açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet’in yoludur. İşgal altındaki bir
ülkeyi, Kuvayi Milliye ruhuyla düşmanlardan arındırıp, Türkiye Cumhuriyetini
kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Bizim yolumuz, Yusuf Has Hacip’in,
Şeyh Edebali’nin, Hacı Bektaş Veli’nin, Ahmet Yesevi’nin, Hacı Bayram Veli’nin,
Ak Şemseddin’in, Yunus Emre’nin, Mevlana’nın yoludur.

“BİZİM
İÇİN EN BÜYÜK FETİH GEÇMİŞİMİZİ KORUMAK VE YAŞATMAKTIR”

Ötüken’den Orta Asya’ya, Orta Asya’dan
Anadolu’ya, Anadolu’dan tüm dünyaya yayılan, büyük devletler kuran, hüküm
sürdüğü tüm coğrafyalarda kültür, sanat, mimari ve bilimde eşsiz eserler ortaya
koyan, Turan ülküsünü ve İslam Medeniyetini kıtalara hakim kılan, bugün
yolumuzu aydınlatacak anlayış ve manevi değerleri bizlere miras bırakan, atalarımıza,
ecdadımıza hepimizin çok büyük bir vefa borcu var. Artık bizim için en büyük
fetih Keykubat’ın mirasına sahip çıkmak, onu yaşamak ve yaşatmaktır. Bizim için
fetih geçmişin kazanımlarıyla, geleceği yeniden inşa etmektir.

“SELÇUKLU’NUN
MİRASLARINI AYAĞA KALDIRIYORUZ”

Alanya Kalesi, Surlar, İç Kale Saray
Kompleksi, Ehmedek, Arap Evliyası, Tersane, Kızıl Kule, Süleymaniye Cami,
Denizci Mescidi, Tophane, Akşebe Mescidi, Arasta, Bedesten, hanlar, hamamlar,
sarnıçlar, Kızlar Pınarı Han ve çeşmesi, Sedre Av Köşkü, Hasbahçe Köşkü,
Gülevşen Av Köşkü, Hacı Baba, Alarahan, Şarapsahan, Alara Kalesi Selçuklu’dan
günümüze tüm ihtişamı ile varlığını sürdüren eserlerdir. Alanya’nın değerine
değer katan bu kültür hazinelerini koruyup gelecek nesillere aktarmak gayesiyle
birçok tarihi yapıyı restore ederek şehrimizin belleğine kazandırdık.
Şehrimizdeki tarihi Alanya evlerini bir bir ayağa kaldırdık. Bedesten, Sedre Av
Köşkü, Alanya Yemek Müzesi ve Oba Medresesi’nin onarımını yaptık. Fetih programı
kapsamında inşallah açılışlarını gerçekleştireceğiz.

“EN
BÜYÜK GAYEMİZ BU SANCAĞI DAHA İLERİLERE TAŞIMAK”

Selçuklular’ın kentimizdeki en önemli
başyapıtı olan Alanya Kalesi’nin Unesco Dünya Kültür Mirası Listesine girmesi
için çalışmalarımız sürmektedir. Kalemizin ziyaretçi sayısı teleferik projemizi
hayata geçirdikten sonra 4 kat artmıştır. Yürüyüş güzergahları ve yaya yolları
projemizle, ziyaretçilerin kalenin her noktasını yürüyerek keşfetmeleri
sağlanmıştır. Birçok ödül ile onurlandığımız restorasyon çalışmalarını büyük
bir hızla sürdüreceğiz. Keykubat’ın fethine
nail olmuş, Selçuklu’ya başkentlik yapmış, bu kadim kentin, güzel insanlarına
hizmette bulunmak bizim için kutsal bir vazife, büyük bir onur ve gururdur. En
büyük gayemiz; Onlardan aldığımız sancağı daha yükseklerde
dalgalandırmaktır.

“ALANYA GEÇMİŞTE
OLDUĞU GİBİ HUZUR VE GÜVENİN KENTİDİR”

Geleceğin
mimarı gençlerimize, ecdadımızı unutturmamak, yüce değerlerimizi, vatan ve
millet sevdasını aşılamak, ‘onları kökleri mazide bir atiye’ en iyi şekilde
hazırlamak, en büyük hedefimizdir. Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sini
oluşturacak nesillerimiz için fetih; ilimdir, irfandır, fendir, bilimdir,
sanattır, ileri teknolojidir. Gençler; bu yolda muhtaç olduğunuz kudret;
damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur. Alanya,
geçmişteki gibi barışın, huzurun ve güvenin başkenti olmaya devam etmektedir.

“İL
OLMAYI HAK EDEN BİR ALANYA VAR”

Farklı din ve dilden, 100’ün üzerinde
milletten yaklaşık 31 bin yerleşik yabancıyla hoşgörüyle, birlik ve beraberlik
içinde yaşamaktayız. 334 bine yakın nüfusuyla 24 ili geride bırakan Alanya, artık il olmayı çoktan hak etmiştir.
2023 vizyonuyla, Alanya’nın vilayet olacağına inancımız tamdır.

“ÖMRÜMÜ ALANYA’YA HİZMET İÇİN ADADIM”

Kadim Kent Alanya, Ömrümü hizmetine
adadığım Alanya, tarihin en büyük tanığı olan, tüm caddelerine, tüm
sokaklarına, tüm mahallelerine, kadirşinas insanlarına aşkla hizmet etmeye
devam edeceğiz. Çalışmaktan, üretmekten, gönülleri fetih etmekten
vazgeçmeyeceğiz. 1 yıl boyunca yapacağımız Alanya’nın fethi programlarımıza
destek ve katkı sunan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Türk
dünyasının hamisi Genel Başkanım Sayın Devlet Bahçeli’ye, Alanya’mızın gururu
Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın
Mehmet Nuri Ersoy’a, Antalya Valimiz Sayın Ersin Yazıcı’ya, Antalya
Milletvekillerimize, Alanya Kaymakamımız Sayın Fatih Ürkmezer’e,
rektörlerimize, üniversitelerimize, kamu kurum ve kuruluşlarına, siyasi il ve
ilçe başkanlarımıza, sivil toplum örgütlerimize ve emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimi
sunuyorum. Sözlerime bu duygularla son verirken; Büyük Selçuklu Sultanı
Alaaddin Keykubatı, ecdadımızı, atalarımızı, şehitlerimizi, rahmetle, şükranla,
minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Birliğimizin, beraberliğimizin,
dirliğimizin daim olması dileklerimle.”

“ALANYA
SULTAN KEYKUBAT İLE TÜRK İSLAM KENTİ OLMUŞTUR”

Başkan Yücel’in ardından Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ)
Rektörü Ekrem Kalan da günün anlam ve önemine binaen konuşma gerçekleştirdi.
Rektör Kalan, “Fethin 800. yılı artık Alanya’nın bir Türk-İslam yurdu hale
geldiğinin en güzel kanıtı. Bugün Alanya, Sultan Alaaddin Keykubat ve onun aziz
askerlerinin bize bırakmış olduğu bu kıymetli mirastır. Alaaddin Keykubat’la
ilgili malumunuz Antalya fatihi birinci Gıyasettin Keyhüsrev‘in oğlu olup tahta
geçmesinin hemen ardından ilk gözünü diktiği yer olan yerdir.  O dönemdeki adıyla Kalonoros, onun için çok
önemlidir.

“ALANYA’NIN İL OLMASI HAKKIN
TESLİMİDİR”

Alayının fethinden hemen sonra da şehri kendi ismini nispetle Alaiye
adıyla bir Türk-İslam şehri olarak yeniden tesis etmiştir Sultan Alaaddin
Keykubat’ın adını verdiği üç yer vardır Türkiye’de. Bunlardan bir tanesi hemen
yakın komşumuz Konya’da Beyşehir‘de bulunan Kubadabad Sarayı, bir diğeri
Kayseri’deki Keykubad Sarayıdır. Bir şehri ilk ve son kez adını vermiştir
Alaiye demiştir ve bu şekilde Kalonoros adı Alaiye olarak cumhuriyete kadar
devam etmiştir. Ayrıca, Alanya’nın şehir olması bu kadar hazirunu bir arada
bulmuşken söylemekten imtina edemeyeceğim bir konu. 1864 Vilayet Nizamnamesine
kadar Alaiye bir sancaktır. Dolayısıyla Antalya ile aynı statüdedir.
Selçuklu’nun kışlık başkenti, Osmanlı döneminde bir şehirdir. 1864’te önce
Konya’ya, 1868’de Antalya’ya bağlanıyor ve bu yapılırken de Akseki, İbradı,
Gündoğmuş, Selenti adıyla bilinen Gazipaşa ve Manavgat, Alanya’dan ayrılmıştır.
Dolayısıyla Alanya’nın il olması verilecek herhangi bir ödül değildir. Diğer yerleşim
yerlerini kastetmiyorum ancak Alanya’nın il olması, bir hakkın teslimidir” ifadelerine
konuşmasında yer verdi.

“ALANYA’DA GÖREV YAPMAK ONUR
VE GURUR VERİCİ”

Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer ise şu sözlerle konuşmasını
gerçekleştirdi: “Bu kadar tarihsel, kültürel döneme haiz bir yerde, Selçuklu
gibi Anadolu’nun Türkleşmesinde, İslamlaşmasında öneme sahip bir yerde bir
mülki idare amiri olarak görev yapmak hem şahsım hem ailem için çok onur ve
gurur verici. Bizler de bu mutluluğu ve gururu her an her gün yaşıyoruz ve
inşallah burada görev yaptığımız müddetçe Alanya’ya faydalı olacak şeyleri hep birlikte
yapmaya devam edeceğiz. Ben 1071’de Anadolu’nun kapılarını açan Alparslan ve
askerlerinden 1221’de Alanya‘yı fetheden Alaaddin Keykubat ve askerlerine,
1453’te İstanbul’a bayrağı diken Fatih Sultan Mehmet ve askerlerinden Çanakkale
Savaşı’nda Kocaseyit’e kadar, Cumhuriyetimizin kurucusu, dün de Alanya
ziyaretini kutladığımız ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’in askerlerinden, 30
yıldır terörle mücadele eden Mehmetçiğimize şükranlarımı sunuyor, tüm şehitlerimize
Allah’tan rahmet, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyorum.”

“ÇİFT BAŞLI KARTAL ALANYA’NIN
DÜNYAYA BAKIŞINI ÖZETLİYOR”

Milliyetçi Hareket Partisi Antalya İl Başkanı Hilmi Durgun da, “Büyük
Türk milletinin bir ferdi olmaktan her zaman için şeref ve onur duymakla
birlikte, bugün burada bir Selçuklu şehri olan Alanya’da tarihi bir ana
şehitlik ediyoruz. Belediyemizin armasında bulunan çift başlı kartal Alanya’nın
dünyaya bakışını özetlemektedir. Bir yüzü doğuya, bir yüzü batıya dönük çift
başlı kartal, dünyanın her yerinden gelen misafirlerimize kucak açmış, farklı
milletlere ev sahipliği yapmaktadır. Selçuklu hükümdarı Sultan Alaaddin
Keykubat ile yeşeren, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile
anıtlaşan Alanya, dünyaya örnek bir şehrimizdir. Alanya’nın Selçuklu ruhuna
yakışır bir şekilde muhafaza edilerek gelişmesinden dolayı büyük mutluluk
duyuyor, Türk-İslam coğrafyasının bir parçası olarak, Alanya oluş sürecinde, o
günden bugüne canıyla, kanıyla, ilmi ve irfanıyla kendini bu topraklara adayan
tüm geçmişlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

“ALANYA TARİH BOYUNCA
ÖNEMİNİ KORUMAYI BAŞARMIŞTIR”

Antalya Vali Yardımcısı Nurettin Ateş de konuşmasında şu ifadeleri
kullandı: “Alanya çok değerli bir kentimiz. Öyledir ki büyük Sultan Alaaddin
Keykubat ve onun kutlu ordusu tarafından değerli görülerek, stratejik bir yer
olarak görülmesi nedeniyle 800 yıl önce fethedilmiş ve Türk-İslam toprağı hale
getirilmiştir. Bugün de Alanya bu önemini korumaktadır. Her yıl milyonlarca
turist ağırlamakta, dünyanın her tarafından bu güzel ilçemize insanlar tatil
yapmak için gelmektedir. Alanya Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel de ifade
etti, Alanya’mız gerçekten bugün Türkiye’de bir çok vilayetten daha da büyük
olan bir ilçemiz. Alanya’nın fethinin 800. yıl dönümü nedeniyle belediyemiz
öncülüğünde gerçekleştirilen bu etkinliğin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.
Alanya’nın tarihine ilişkin belgelerin toparlanması muhafaza edilmesi ve bu
kültürün gelecek nesillere aktarılması oldukça önemli. Bu konuda iki
üniversitemizin bu ilçede olması nedeniyle çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum.
Ecdadımızdan kalan ve bugüne kadar gelen tarihi eserlerin restore edilerek
gelecek nesillere aktarılması konusunda başta belediyemiz olmak üzere
valiliğimiz üzerinden ve Kültür ve Turizm Bakanlığımız üzerinden birçok eserin
restore edilerek, günümüze güzel bir şekilde kazandırıldığını görmekten de
mutluluk duyuyoruz. 800 yıl önce bu güzel toprakları fethederek, bu güzel
kenti, toprağı bize kazandıran, yurt yapan başta Sultan Alaaddin Keykubat ve
onun kutlu ordusunu, ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Bugün de bu
toprakların bölünmez bütünlüğü, birliği için canlarını feda eden polis, asker
tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.” Konuşmaların ardından Türk
Opera Sanatçısı ve Tenor Hakan Aysev kısa bir konser daha verdi. Aysev’in
büyüleyici performansının ardından lansman sona erdi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu